Page 200 - Nurettin Çarmıklı Babama Söz Verdim
P. 200
indirdiler. Kelepçelerimi çözdüler. Orada kısa boylu,
tombulca yüzlü bir çavuşa teslim ettiler. Çavuş, sanırım
o gün nöbetçiydi, Öcal’la beni alıp D-1’in kapısına ka-
dar getirdi. Kapıyı açıp bizi içeriye soktu.
D-Blok’a kadar nasıl geldim, D-Blok’un kum ve ince
çakıl dökülmüş toprak havalandırma bahçesinden na-
sıl geçip D-1’in kapısına ulaştım doğru dürüst hatırla-
mıyorum bile. Ruh gibiydim, moralim çok bozuktu ve
tam olarak kendimde değildim. Daha sonra, D-Blok’a
ilk gelenlerin de kapıdan girdikten sonra bahçeyi geçe-
ne kadar bir hoş geldin dayağına tabii tutulduklarına ta-
nık oldum. Bize o dayağı da atmadılar. Belki, çoğunlu-
ğu üniversite yaşında olan diğer tutuklulara göre yaşlı
olduğumuzdan, belki de kafeste karşılaştığımız jandar-
ma yüzbaşının muhabbeti bizi hâlâ koruduğundan, ko-
ğuşa bir tek cop yemeden girdim.
ARTIK CEZAEVİ KOĞUŞUNDAYIM
Koğuşa girdiğimde yüzüm allak bullaktı. Kapı arka-
mızdan kapanınca, bir daha buradan hiç çıkamayaca-
ğım hissine kapıldım. O ana kadar, o dayakları atan as-
kerleri bile kendime yakın hissediyor, kendimle onlar
arasında bir ortak nokta bulabiliyordum. Ama koğuştaki
bu tutuklularla benim ne gibi bir ortak yanım olabilirdi.
Cezaevi koğuşu denince aklıma pala bıyıklı, korkunç
tipli haydutların, hırsızların, katillerin yattığı, içerde de
201
20.12.2005 08:39:11
N-Carmikli.indd 201 20.12.2005 08:39:11
N-Carmikli.indd 201